Bize Göre: Zirvede Kalabilmek 

Erşat Hürmüzlü

Stephen R. Covey (1932 – 2012) adlı Amerikalı yazar ve teorisyeni çoğunuz okumuş veya duymuşsunuzdur. Saygın bir uluslararası liderlik otoritesi, aile uzmanı, eğitmen ve kurumsal danışman olan bir yazardır.
Doksanlı yıllarda okuduğum “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” kitabı 38 dile çevrilmiş ve 15 milyonun üzerinde satışa ulaşmıştır. Okumayanınız varsa şiddetle tavsiye ederim.
Tabii ki bu gibi önemli bir kitabı özetlemek çok zor olmalı. Ancak esas temas edilen 7 alışkanlığın başlıklarına göz atarsak ne demek istendiği anlaşılır.
– Proaktif ol
– Sonunu düşünerek işe başla
– Önemli işlere öncelik ver
– Kazan-Kazan diye düşün
– Önce anlamaya sonra anlaşılmaya bak
– Sinerji yarat
– Baltayı bile, yani değerli bir biçimde kendini yenile
Bir alıntı yapmamız gerekirse söylemlerinden şunun altını çizebiliriz:
“ Unutmayın ki, öğrenmek ve yapmamak, aslında öğrenmemektir. Bilmek ve yapmamak, aslında bilmemektir”. Bu söylem normal hayatımızda yol haritamızı çizmeli mi? eminim ki “ evet” diyeceksiniz.
Bizim davanın öğretileri içinde “ hatayı kendinde ara” mekanizmasının belki en bariz örneklerinden birini izah etmeye yarıyor bu alışkanlıkların izahı. Zaten bilmeliyiz ki Erişeceğiniz yüksekliği tavrınız belirler. Bunu bilerek hareket etmemek acizliktir, ancak her şeyi, istisnasız her şeyi biliyormuş gibi düşünmek aslında bilmemektir, kibirdir ve hatadır.
Bilmeliyiz ki zirveye tırmanmanın esas şartı ve olmazsa olmazı kollektif hareket etmektir. İnanmayan toplulukları peşinden kimse sürükleyemez. Bunun en bariz örneği 2018 baharında olan Mavi Direniş dediğimiz kolektif hareketti. Topluluğa vaki olan zulme baş kaldıran dalgalar vicdanlarının sesini dinledikleri için o sahaya indiler.
Buradan ulaşmaya çalıştığımız husus yenilenme ihtiyacıdır. Kendini yenilemeyen, hatalarından arınıp doğrularını pekiştirmeyen topluluklar hüsrana uğrarlar. Bu bakımdan her sahada yenilenme ihtiyacını duymak gerekir.


Başarısızlığın babası yoktur derler. Başarılmayan konunun sorumluluğunu normalde kimse üstlenmez. Buradan doğan nefret duygularının ise bir babası vardır, o da cahilliktir. Yenilenme ihtiyacının en normal kuralı da özgürlük duygusudur. Özgürce hareket eden ve kimseye diyet borcu olmayanlar başarılı olur. Malumunuz, kafeste doğan kuşlar uçmayı suç sayarlar, böyle bir şeye yeltenmezler.
Davalar doğru fikir ve inanışlar üzerine kurulur. Topluluğa liderlik yapan insanlar bunu kavrayan ve bu istikamette yürüyen, şahsî hesabını geri planda tutan, hatta hiç hesapta tutmayan; fikre ve inanışa sadece inanmış olan değil, inandıran insandır da.
Zirveye ulaşmak çok zor olsa da tek zorluk o değildir. Esas zorluk orada kalabilmektir. Bu fikirleri özümsemeyen kitlelerden hiç kimse orada kalamaz. 
Ne yapalım o zaman? Yine Stephen Covey’in şu vecizesini hatırlayalım:
“Zirveye çıkarken yanlarından geçtiğin şahıslara iyi davran, onları kırma. Çünkü inmek zorunda kaldığında yine onların yanından geçeceksin. Neticede kimse hayat boyu zirvede kalamaz.”
Zirvede kalmanız temennisiyle. 



Kaynak: Kardaşlık 82. sayı 

Check Also

TÜRKMENLERİN NÜFUSU NEDEN AZ?Fevzi Türker

Yaklaşık 350 milyon nüfusa ve 14 milyon km2 toprağa sahip olan Arap dünyasını oluşturan halkların büyük …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir