Home / EDEBİ MAKALELER / 28 Mart 1991 Altun Köprü Şehitleri Hatırasında /Dr . Faruk Köprülü

28 Mart 1991 Altun Köprü Şehitleri Hatırasında /Dr . Faruk Köprülü

Sayın okurlarım !

Herkese belli oldu ki , Altun Köprü halkı , dul kadınlarının , öksüz çocukların , eşsiz , kardeşsiz kalanların yanıklı yüreklerinden lav fışkıran ateşleri içerisinden boylanıp sevincini , mutluluğunu ve içtenliklerini bulut gibi şarkıldayan akan sularına , masum balıklarına beyan etmiştir , murs akşamlar , zifiri karanlıklar yüreğine bir hazan sarısı gibi çöküntüyü için vermiş olduğu şehitlerine taizye tutamadı …

Türkmen öten bülbülleri dallarından göç ettiklerine rağmen Altun Köprü Şatı , şimdiye dek , balıklarını , yalçın taşlarını, su altı mercanlarını öperek gözyaşı akıtmaktadır. Evet Altun Köprümün geceleri bir Türkmen kalıtının hayat hikayesidir , kerkük’ün çarpan yüreğidir , Türkmen eli’nin nabzıdır . ( 288 ) yıl Milattan önce bir tarihe sahip olan köprü , dağıyla , taşıyla , sözüyle , sazıyla ve her yönüyle bir Türkmen yurdudur .

          Tarih boyunca yurt , dil , millet uğrunda taviz vermeden mücadele vermekle tanılmıştır . Şair Ömer Öztürkmen ustad Atanın yazdığı Kerkük Şairleri adlı kitabında ne güzel demiş :

 

                                      *  Karış karış bu topraklar .

                                          Koca bir tarihi saklar .

                                          Kahır olsun düşman ayaklar .

                                          Altun köprü , altun köprü .

 

         Ne yazık ki , bu güzelim bucağı Saddam rejiminin zalim ordusuna uğrayarak 28 Mart 1991 – bir ramazan akşamı oruç dudaklı , genç , yaşlı , aksakallı , çiçek ömürlü çocuklar , evlerinden çıkartarak ( 99 ) Türkmen yurtaşını , numara ( 8 ) ilçesi dolaylarında gözlerini bağlamadan , kendilerine bir yudum su vermeden hepsini hunkarcasına , zalimcesine kurşuna dizmişlerdir . Sonra toplu şekilde bir uçuruma atıp toprakla yüzlerini örtmüşlerdir , işte bunlar Türkmen eli ve dilinin faturasıdır bu , bunlar doğru yol ilkesine inanarak kutsal amaç uğrunda şehit düştüler , zulme karşı bir millet mefküresinin göstergesi oldular .. Artık bu olay Türkmen toplumu ve tarihi için büyük anlamlar taşır . Çünkü milletlerin tarihi var oluşu , mücadelesi vermiş oldukları şehit sayısıyla ölçülür , yüce Türkmen halkımız böyle bir soykırımlara 1923 yılından bugüne kadar karşı karşıya gelmiştir . Ama ne pahasına olursa olsun , dillerinden , ellerinden , sazlarından , tellerinden geçmediler , kanlı ellerin , din düşmanlarının , hainlerin yollarını seçemediler . Hurma ağacı gibi dim dik durarak başları yüksek yaşadılar . Şehitlerimiz olmasaydı tarihimize , yurdumuza sahip çıkamazdık .

          Evet , Altun köprü şehitleri ölümsüzlük tablosunda , zamanın zakiresinde hürmetle anılacaklardır , Türkmen tarihinde mücadele sembolü , özgürlük sesi ve hakkın simgesi olmuşlardır . Böyle bir soykırım ve toplu mezarlık ancak bir yüce milletin şanına yakışan bir olaydır , ve bu şehitlerin   ( 26 ) inci yıldönümü anısında kendilerine yüce Allah’tan mağfirenler, Türkmen toplumuna başınız sağolsun söylerken bu iki hoyratımı kahraman köprü halkına armağan ediyorum :

                                    * Demeyin vurdu köprü

                                       Altundu dürdü köprü

                                       Cennet sana baş eğdi

                                       Şehitler yurdu köprü

                                                        *****

                                   *  Yürekte dağıy köprü

                                       Verendi bağıy köprü

                                       Yüz şehidi bir günde

                                       Uttu toprağıy köprü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir